Ayşe Öğretmen tam tahtaya dönüp bir şeyler yazıyordu ki kapı nazikçe vuruldu. Tüm gözler kapıya çevrildi. Sınıfa uzun boylu ve ince bir adam girdi. Müdür yardımcısı olduğunu belli eden ciddi bir yüz ifadesi vardı. Yanında ise sırtında sade bir çanta taşıyan bir çocuk duruyordu. Çocuk, çevresine bakmadan, başı dik bir şekilde öğretmene doğru yürüdü. “Çocuklar,” dedi müdür yardımcısı, “bu yıl sınıfınıza yeni bir öğrenci katıldı. Tanışın: Atlas.” Ve macera işte o an başladı.
Metal İstila - Robotların Yükselişi
Güneşin sarı sıcak ışıkları yerini puslu bir griliğe bırakmıştı. Dünya, insanlığın tanıdığı halinden çok farklıydı. Robotlar her yeri ele geçirmiş, sokaklar terk edilmiş birer savaş alanına dönüşmüştü. Şehirlerin üzerini kaplayan kalın duman tabakası, insanlığın kaybettiği savaşı haykırır gibiydi. Artık ROBOTLARIN ÇAĞI başlamıştı!
DreamBeat - Ritmin Peşinde - Kore'de Bir Hayal Gerçek Oldu
Elif 13-14 yaşlarında Türk bir genç kızdır. Küçüklüğünden beri müziğe olan ilgisi, bir gün onu Kore'ye kadar götürür. Kore’ye ailesiyle bir tatil ya da değişim programı için gider. Burada tesadüfen bir grup Koreli genç kızla tanışır. Kızların her biri müziğe tutkuyla bağlıdır. İlk başta sadece arkadaş olmak için bir araya gelirler ancak sonrasında bir müzik grubu kurmaya karar verirler. Bu süreçte hayallerini gerçekleştirmek için çok çalışırlar. Hem kültürel farklılıkları aşarak dostluklarını güçlendirirler hem de müziğin evrenselliği sayesinde bir başarı hikâyesi yazarlar.
Eyvah! Kediler Dünyayı İstila Etti
Efe, sabahın erken saatlerinde bir garip hisle uyandı. Her sabah olduğu gibi kuşların cıvıltısıyla değil, dışarıdan gelen tuhaf bir uğultuyla uyanmıştı. Bu ses, insanların konuşmaları gibi gelse de biraz garip bir tınısı vardı. Yatağından kalkıp pencereye yöneldi. Pencereyi açar açmaz duyduğu ses, Efe’nin gözlerini faltaşı gibi açtı. Sokakta kediler, büyük bir kalabalığın tam ortasındaydı. Normalde birkaç sokak kedisi gezinirken görmeye alışık olduğu manzara, bu kez tamamen farklıydı. Kaldırımların köşelerinden gelen zarif mırıltılar sokakta yankılanıyordu. Ama asıl tuhaf olan, kedilerin o mırıltılarının insanları susturuyor gibi görünmesiydi. İnsanlar, endişeli ve şaşkın bir şekilde oradan oraya koşuşturuyordu, ama kediler hiçbir şeyden etkilenmeden kraliyet edasıyla ortalıkta dolaşıyordu.
Çocuklar Dünyayı Yönetirse
Bir sabah uyandığınızda çocukların dünyayı yönettiğini hayal edin! Sizce nasıl bir dünyaya uyanırdınız? Bu gizemli macera hem merak uyandıracak hem de eğlendirecek.
Annem Babam Çocuk Oldu
Anne, baba ve çocuklar yaptıkları işten, yaşlarından ve hayatlarından şikayet etmeye başlamışlardır. Anne ve baba çocuk, çocuklar ise artık büyümek istiyordu. Veeeee bir sabah olan olmuştu! Çocuklar artık büyük, anne ve baba ise çocuktu. Peki şimdi ne olacaktı? Mutluluk, merak ve heyecan dolu bu hikayeyi keyifle okuyacaksınız.
Büyülü Taşın Sırrı
Ali, Zeynep, Kerem ve Ayça yaz tatilinde küçük kasabalarının eski kütüphanesini sık sık ziyaret ediyorlardı. Kütüphane, kasabanın en eski binasıydı ve tavanından sarkan örümcek ağları, tozlu raflarıyla tam bir hazine avcısına uygun bir yerdi. En çok binanın sessizliği ve mistik havası onları buraya çekiyordu. Ancak bu yaz günü, sıradan bir keşif olmayacaktı. “Ali, Zeynep, Kerem ve Ayça’yı bekleyen bu fantastik maceraya davetlisiniz.”
Gizemli Piramitler
Ela, kitabı işaret etti. “Burada, piramitlerin yapımı için farklı teorilerden bahsediyor. Ama en ilginç olanı, Firavunların gizli bir teknolojiyi kullandıkları fikri.” Arda gülerek “Yani bilim kurgu gerçek olabilir mi?” dedi. Peki, gerçekte piramitleri kim yapmıştı?
Şifreli Sandığın Gizemi
Mira’nın dikkati, her zamanki gibi kasabanın sahil yolundaki eski antikacı dükkânına kaydı. Bu dükkân yıllardır oradaydı ama Mira, bir kez bile içine girmemişti. Vitrindeki garip eşyalar hep ilgisini çekse de dükkânın loş ve biraz ürpertici havası onu caydırmıştı. Ancak bu kez bir şey dikkatini çekti: vitrine konmuş, üzeri garip desenlerle süslü bir sandık.
Korku Evi ''Son Macera''
Korku Evi maceralarının üzerinden bir yıl geçmişti. Zeynep, Kerem ve Emre hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeye çalışsalar da, her biri ruhlarının derinliklerinde hala o eski evin izlerini taşıyordu. Artık her şeyin sona erdiğini düşünseler de, bilinçaltlarında bir şey onları rahatsız ediyordu bitmemiş bir iş, çözülmemiş bir sır, ve geri dönmeleri için duydukları garip bir çağrı. Bir gün, hepsi aynı anda bir mektupla uyandı. Mektuplar, tanıdık olmayan bir el yazısıyla yazılmıştı ve hepsinin içeriği aynıydı: “Sona ulaşmak için tekrar dönmek zorundasınız. Geçmişin gölgeleri hala yaşıyor. Bu, son çağrı. Size ihtiyacımız var. Korku Evi sizi bekliyor.”
Korku Evi ''Gizemli Kitap''
Zeynep, Kerem ve Emre, bir yaz akşamı, eski kütüphanede dolaşıyorlardı. Havadar odada ağır bir sessizlik vardı, yalnızca rüzgarın, pencerelerden içeri giren soğuk hava ile birlikte hışırtıları duyuluyordu. Kütüphane, yıllardır neredeyse kullanılmaz haldeydi. Kitaplar tozlanmış, raflar ise eskimişti. Zeynep, ilgiyle kitapları karıştırırken, derin rafların arkasında eski bir deri kapaklı kitap buldu. Kitap, diğerlerinden farklıydı. Kapağında hiçbir yazı yoktu. Sadece eski deriden yapılmış, zamanla yıpranmış, fakat bir şekilde hala sağlam kalan bir eser gibi duruyordu. Zeynep, kitabı dikkatle inceledi ve içindeki gizemi hissetti. Elini kitabın üzerine koyduğunda, tuhaf bir sıcaklık yayıldı. Kitap adeta onu çağırıyordu.
Korku Evi ''Gizemli Davetiye''
Zeynep, sınıfta son dersin bitmesini sabırsızlıkla bekliyordu. Matematik öğretmeni tahtaya karmaşık denklemler yazarken, gözleri sürekli saatine kayıyordu. O gün okuldan sonra Kerem ve diğer arkadaşlarıyla buluşup sinemaya gitmeyi planlamışlardı. Ancak teneffüs zili çaldığında sırasının üzerinde garip bir zarf bulması tüm planlarını alt üst etti. Zarf eski, sararmış bir kağıttan yapılmıştı. Üzerindeki mühür, antika bir havaya sahipti ve yazısı el yazısıyla yazılmış gibiydi. Zeynep zarfı eline aldığında bir ürperti hissetti. Çantasına koymak yerine hemen açıp içindekine baktı. Notta şu yazıyordu: "Cesaretin varsa Eski Orman Yolu No:13’e gel. Gece yarısı. Sadece en cesurlar korkularıyla yüzleşebilir."
Ronaldo Bana Çalım Attı
Türkiye'nin küçük bir kasabasında, Bora sokaklarda arkadaşlarıyla futbol oynayarak büyüyordu. Futbol, onun için sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir hayaldi. Ailesi, babasının işleri nedeniyle sık sık başka şehirlere taşınıyor, Bora da her defasında yeni arkadaşlar edinmek zorunda kalıyordu. Futbol, her taşındığı yeni mahallede bir araya geldiği çocuklarla iletişim kurmasını sağlıyordu. Bir gün, yeni taşındıkları mahallede, Bora eski bir futbol topuyla arkadaşlarıyla oynamaya başladı. Yanlarına yaklaşan Mahir, biraz daha büyük yaşlarda ve futbolu seven bir çocuk, Bora'nın topu nasıl kontrol ettiğini görünce şaşırdı. Aslında Bora'nın bir sırrı vardı.
Vampirler Kulübü
Okulun en yaramaz, en eğlenceli, en sıra dışı çocuklarıyla tanışmaya hazır mısınız? İşte karşınızda Vampirler Kulübü! Bu altı vampir çocuk hem çok farklı hem de çok özel yeteneklere sahipler. Şimdi sırayla her birini tanıyalım!